Skip to content
Bulunduğunuz sayfa: Anasayfa arrow Onur OCAKDAN arrow BÖYLE ZULÜM OLMAZ
BÖYLE ZULÜM OLMAZ

BÖYLE ZULÜM OLMAZ.
 

Anlayamıyorum, izah edemiyorum, dolayısıyla darmadağın bir vaziyetteyim, çok acı duydum, öfkelendim, eminim ki kendini bu ülkeye ait hisseden, bu ülkeye katkıda bulunan herkes aynı şeyleri de hissetmiştir. İsrail, konvoyunu doğu Akdeniz’de Gazze’ye insani yardım götüren “Rotamız Filistin, yükümüz insani yardım”  gemilerine saldırdı. Eş zamanlı olarak PKK da aynı denizin yakın bir noktasında İskenderun’da bir deniz üssüne saldırdı. İskenderun’daki saldırı, İsrailli teröristlerce sivil yardım gönüllülerine yapılan saldırıya tepkiyi kırmayı amaçlarken katil suçüstü yakalandı. Türkiye bayrağı taşıyan Mavi Marmara gemisinde adeta katliam yapan İsrail’in bu saldırısı ne bir tesadüftür ne de kaza; planlı ve hesaplı bir saldırıdır. Gemilerde birçok ülkeden insanlar var. Ama hedefin özellikle Türkiye olduğu bir gerçek. Abluka altındaki Gazzeli bebeklere, çocuklara, kadınlara, yaşlılara insani yardım ulaştırmak için kutlu bir deniz yolculuğu başlatılmıştı IHH önderliğinde. Mavi Marmara gemisi, çoğunluğu Türkiye’den olmak üzere 50’ye yakın ülkeden yüzlerce barış gönüllüsünü taşıyordu. Her insanın hakkı olan özgürlüğe belki bir nebze de olsa kanat çırpmak için yelkenlerini açmıştı. Üstelik katillerin sizi katledeceğiz tehditlerine aldırmadan. Gemidekilerin tek gayesi bebeklerin, yaşlıların, kimsesizlerin yarasına merhem olmaktı. Zerre kadar taviz vermeden, Siyonistlerin tuzağına aldırmadan, teröristin kaba kuvvetine boyun eğmeden biz yoksak kimse yok anlayışı  içerisinde çevirmişlerdi rotalarını Gazze’ye. Barış için, yardım için, insanlık için, ulvi duygularla kuşatılmış bu insanlar vuslata bir adım kala, katilin havadan ve karadan hunharca silahlı saldırısıyla karşılaştı. Tüm insanlığın gözleri önünde kalleşçe katledildiler. İsrailli yöneticiler ne devletlerarası hukuktan anlıyor, ne de insani hasletlerden. Herkesin de gördüğü gibi bütün dünyaya meydan okudular.İsrail, milletlerarası deniz hukuku sözleşmesini ihlal ederek açık denizlerde, İsrail karasularına 77 mil mesafede bulunan Mavi Marmara gemisine sabah 04.30’da helikopter indirmeli bir komando operasyonu düzenledi. Operasyonda onlarca kişi şehit olurken onlarcası da yaralandı. Hem bu gemiyi hem de diğerlerini Aşdod Limanına zorla götürme yolunu seçti. Başka bir deyişle İsrail operasyonuyla açık denizlerde görülmeyen bir eşkıyalık, zorbalık, korsanlık örneğini açıkça fütursuzca ortaya koymuş ve bütün dünyanın tepkisini çekmişti. Çünkü uluslar arası hukuk ayaklar altına alınarak, yaralı insanlara bile kelepçe vuruldu, insanlıktan nasibini alamamış korkak katiller sürüsü tarafından. Gazze açıklarında yaşanan bu vahşet, bu katliam hiç şüphesiz bir insanlık suçu, bir kara leke olarak sonsuza kadar yaşayacak.Siz uluslararası sularda, hem de seyir halinde iken, sivil ve üstelik insani yardım amaçlı olduğu bilinen bir gemiye müdahale edip asker indireceksiniz, sonra bize saldırdılar diyebilecek derecede ahmaklaşacaksınız. Hani hem dövüp, hem de imdat! Adam dövüyorlar diye bağırma yüzsüzlüğü, İsrail tarafından bir kez daha sahneye koyuldu. Üstüne üstlük bu gemileri zorla kendi limanlarınıza çekip, sonra da gemilerden elleri kelepçeli, iki yanında iki İsrail askeri olduğu halde, limanda toplanan yüzlerce İsraillilerin arasından teker teker geçirilen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını geçireceksiniz. Bu ne karaktersizce cüret, bu ne akıl almaz bir politikadır anlaşılır gibi değil. Bugüne kadar hep mağduru oynuyordu. Biz inanmasak da, birilerini inandırıyordu. Şimdi naklen yayınlanan bir insani yardım konvoyuna yaptığı saldırı ile her şey ayan beyan ortaya çıktı. Gemiye inen İsrail askerlerine saldırılmış da, gemide silahlar varmış da. Gemideki silahları gördük. Farklı din ve anlayışlara mensup 33 ülkeden 578 insan. 9 doktor, 2 hemşire, 2 sağlık memuru. Eli kalem tutan 60 gazeteci, 1 yaşında Türker Kaan ÇETİN bebek, 10 bin tonluk gıda, ilaç ve inşaat malzemeleri, 120 farklı ilaç, 2200 ton çimento, 600 ton demir, çeşitli oyuncaklar, ekmek için un, prefabrik evler, sakatlar için elektrikli araba, jeneratör, tıbbi cihazlar, süt tozu, çocuk maması, çocuk bezi, çocuklara verilmek üzere çeşit çeşit şekerler… Onun için askerler silah kullanmışlar.  Sormak lazım senin ne işin var o gemide? Önce onun hesabını ver. Gemi, hem senin sularında değil hem de sana ait olmayan bir gemi. Bilinen bir gerçekte senin o gemiye binmen bir defa suç.  Böylece İsrail’in nasıl kanun tanımaz, kural bilmez ve insanlık dışı muameleyi kendisine itiyat edinen bir korsan olduğu bir kez daha dünya kamuoyunda görülmüş oldu. İnsani yardım taşıyan sivilleri katletmekten çekinmeyen İsrail, kendi öz yurdunda parya durumuna düşürülen Filistinlilere neler yapabileceğini bir kez daha göstermiş oldu.Artık Siyonist İsrail içinde şöyle zalim, böyle alçak, şu kadar kötü, bu kadar melun, yaptıkları hep hukuk dışı demenin hiç anlamı yok. Çünkü o bunu devamlı yapıyor, böyle devam ederse de yapmaya devam edecek.Son olarak buradan IHH önderliğinde gemi yolculuğuna katılan bütün barış gönüllüleri (bence onlar aktivist değil gazilerdir)  kardeşlerimizi, dostlarımızı, yaralılarımızı, şehitlerimizi binlerce kez muhabbetle hayır dualarımı gönderip kıyıdakilerden biri olarak selamlıyorum. Eminim onları bütün dünya milletleri de selamlıyor. Yıllarca hiçbir devletin yapamadığını yaptıkları için. Tüm dünya insanlarının vicdanlarını uyandırdıkları için. Gaflet uykusunda yatan milyonları uyandırdıkları için. İsrail’in ne kadar korkak bir millet olduğunu, kendi canlarının ne kadar kıymetli olduklarını gösterdikleri için. Silahlı komandolara karşılık meydan okuyarak sopalarla, tabak-kaşıklarla direnip onlara cesaretle karşılık verip onları adeta dövüp denize attıkları için. İsrail’in ırkçı yüzlerini, sahtekârlıklarını, riyakârlığını, çirkinliklerini, ikiyüzlülüğünü gösterdikleri için. Tüm dünya Müslümanlarına yol gösterdikleri için. Tarihte ilk defa Birleşmiş Milletler’e Türkiye’nin baskısıyla İsrail’e kınama kararı verdirdikleri için. Türk milletinin ve dolayısıyla Türk askerinin gücünün küçümsenmemesi gerektiğini gösterdikleri için. 31 Mayıs’ı bir milat olarak insanlık tarihine geçirdikleri için.Bizlerde dua etmeli ve meşrutiyet içinde kalarak elimizden geleni yapmaya çalışmalıyız. İnşallah hiç bir şey eskisi gibi olmaz. Hepimizin başı sağ olsun ve hepimize geçmiş olsun
 

Üye Girişi






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

İstatistikler

Ziyaretçiler: 25680

Kimler Sitede

Şu anda 10 misafir bağlı

Ziyaretçi Defteri

Son Yazılan Mesaj
Site Yönetimi
Sitemiz ile ilgili görüşlerinizi ziyaret
Ziyaretçi Defteri - Görüşleriniz bizim için değerlidir...
KÖŞE YAZARLARI


Onur  OCAKDAN